Doğum Kontrol Haplarının Yan Etkisi Var mı?
Doğum kontrol hapları kilo aldırırmı ?
Doğum kontrol haplarının içinde bulunan progesteron türevi maddeler vücutta su tutulmasına neden olabilirler. Bu etki kişiden kişiye değişmekle beraber, biriken madde “su” olduğundan, kalıcı bir kilo değişikliği yapması beklenen bir yan etki değildir. Yine haplar beyinde açlık merkezine etki ederek iştah artışına neden olabilirler. Bu etki de kişiden kişiye değişmekle beraber günümüzde kullanılan düşük dozlu (yani 35 mikrogram ve daha düşük miktarlarda östrojen içeren) hapların anlamlı bir iştah artışına ve buna bağlı olarak gıda alımının artması sonucu kilo artışına neden olmaları beklenmez. Haplardan kaçınmanızın tek nedeni kilo almaktan korkmanız ise doktorunuza bu durumu bildirin. Belki de bu durumda en iyi çözüm hapları 4 ay boyunca kullanmak ve 4. ay sonunda sonucu değerlendirmektir. Bu süre sonunda hapların sizde kilo aldırıcı etkisi olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Sonuca göre haplara devam edebilir veya diğer yöntemlere geçiş yapabilirsiniz. Read more…
Categories: Kadın Hastalıkları Tags: doğum konrol hapı, doğum kontrol hapı kilo aldırır mı, doğum kontrol hapının yan etkisi, doğum kontrol hapları kanser yapar mı, doğum kontrol haplarının faydaları
Polikistik Over Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
Polikistik over sendromu (veya hastalığı) nedeni kesin olarak aydınlatılamamış olan bir yumurtlama bozukluğudur. Hastalıkta her adet döngüsünde gelişerek çatlaması gereken folikül (yumurta hücresini içeren sıvı keseciği), gelişmesinin yarıda kalması nedeniyle yumurtalık dokusu içinde 3-10 milimetre çapında bir kiste dönüşür.
Yumurtalık dokusu, bu kistler sayıca arttığında “polikistik” yani çok sayıda kistik oluşum içeren bir yapıya dönüşür.
Kadında bu türdeki sürekli bir yumurtlama bozukluğu aşağıdaki sonuçları beraberinde getirir: Read more…
Categories: Kadın Hastalıkları Tags: PKO, polikistik over nasıl tedavi olur, polikistik over neden olur, polikistik over nedir
DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI HAKKINDA BİLGİ
Doğumsal kalp hastalığını önleyebilmek için bir şeyler yapılabilir mi?
Tüm söylenenler göz önüne alınarak bazı öneriler getirilebilir: Her şeyden önce en tehlikeli dönemin gebeliğin ilk üç ayı olduğu hatırlanacak olursa, virüs enfeksiyonlarının (özellikle de gribin) çok yaygın olduğu kış aylarında gebe kalanların çok dikkatli olması gerekir.
- Ergenlik öncesinde ya da daha sonra gebe olmadığına emin olmak koşuluyla kadınların kızamıkçık aşısı yaptırması gerekir.
- Gebe kadınlar kızamıkçık ya da başka döküntülü hastalığa yakalanmış çocuklarla ya da bunların ana-babalanyla temastan, çok gerekmedikçe radyolojik incelemeden (özellikle kannla ilgili radyolojik inceleme) ve her türlü ilaç almaktan kaçınmalıdır.
- Düşük tehdidi durumunda istirahat etmek, her türlü yorgunluktan kaçınmak gerekir.
- Anne 35-40 yaşlarını geçmişse amniyon sıvısı incelemesi yapılmalıdır. Bu yaşlardaki annelerin çocuklannda Down sendromu görülme tehlikesi daha çoktur.
- Normalde doğumsal kalp hastalığı oranı yaklaşık binde 8′dir. Anne ya da babada, tedavi edilmiş ya da edilmemiş bir doğumsal kalp hastalığı varsa ya da ailenin öteki çocuğunda doğumsal kalp hastalığı bulunuyorsa, yeni bir bebekte doğumsal kalp hastalığı görülme olasılığı yüzde 3 ile yüzde 5 arasında değişir. Bir ailenin iki çocuğunda da doğumsal kalp hastalığı varsa, hastalığın üçüncü çocukta görülme olasılığı yaklaşık yüzde 15′e çıkmaktadır. Bu bilgiler ileride yeni bir gebeliğe karar verip vermemede göz önüne alınmalıdır.
- Çiftlerin evlenmeden önce muayene edilerek, yukarıda belirtilen doğumsal kalp hastalıklarıyla bir arada bulunan sendromlardan birinin var olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu durum dünyaya çocuk getirecek İnsanlar tarafından mutlaka bilinmelidir.
Categories: Kadın Sağlığı Tags: